« Önceki |

15/10/2009

Carmina Burana ya da Şarkıların Başkaldırısı

Müzik ve Felsefe Buluşması Programı

Tarih: 15-16 Ekim 2009
Yer: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Genel Kurul Salonu

15 Ekim 2009 Perşembe

Açılış

14:00 – 14:20 Açılış Konuşmaları
14:20 – 14:30 Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok ÖZ’e Plaket Takdimi
14:30 – 15:00 Doç. Ayla ULUDERE, Arş. Gör. Özlem NOYAN: Flüt Dinletisi

I. Oturum
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Gönül KANIGÜR
15:00 – 15:30 Prof. Dr. Şafak URAL: Müzik ve Özgürlük
15:30 – 16:00 Öğr. Gör. Aylin LAYIK: Müziğin Felsefesi
16:00 – 16:30 Prof. Dr. Çiğdem Dürüşken: Carmi

na Burana ya da Şarkıların Başkaldırısı

16 Ekim 2009 Cuma

2. Oturum
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Yağız ÜRESİN
11:00 – 11:30 Alkan KARAÇAM: Modernizm ve Şiddet Bağlamında Heavy Metal: Orman ve Kan!
11:30 – 12:00 Arş. Gör. Fırat İLİM & Mustafa Cem ÇOKALOĞLU: Makamların Göstergebilimsel ve Toplumsal Yaşamı

12:00 – 13:30 Öğle Yemeği Arası

3. Oturum
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Çiğdem DÜRÜŞKEN
13:30 – 14:00 Prof. Dr. Yağız ÜRESİN: Bünye Müzik İster mi?
14:00 – 14:30 Dr. Şükriye YILMAZ: Müzik ve Genetik
14:30 – 15:00 Yrd. Doç. Dr. Sanem YAZICIOĞLU: Anlatım Biçimi Olarak Müzik

15:00 – 15:30 Ara

15:30 – 16:00 Arş. Gör. Özgüç GÜVEN: Müzik Bir Dil mi?
16:00 – 16:30 Arş. Gör. Miray YAZGAN: Konfüçyüs ve Müzik

26/9/2009

Ortak Kültürel Miras: Birlik İçinde Çokluk



Medeniyetler İttifakı Projesi

kapsamında düzenlenen
Ortak Kültürel Miras
BİRLİK İÇİNDE ÇOKLUK
konulu panel

Yöneten:
Doç. Dr. Aytekin YILMAZ

Panelistler:
Prof. Dr. İdris BOSTAN: "Bilim ve Teknolojide Değişim ve Etkileşim"
Prof. Dr. Mehmet ÇELİK: "Doğu ve Batı Dünyasının Kültür Köprüsü"
Prof. Dr. Çiğdem DÜRÜŞKEN: "Homeros'tan, Carmina Burana'ya Bir Keşif Yolculuğu"
Prof. Dr. Kemal YAVUZ: "Edebiyatta Kültürel Miras"
Dr. Nuh ARSLANTAŞ: "1400 Yıllık Beraberlik"

17 Eylül 2009, saat: 14.00
Marmara Üniversitesi, Cumhuriyet Müzesi Konferans Salonu
Sultanahmet/İSTANBUL

T.C.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü

4/4/2009

Yedi Özgür Sanat= İnsan

Prof. Dr. Çiğdem Dürüşken'in odasından...

...İnsanoğlunun doğumundan ölümüne kadar yaşamının her safhasına ayrı bir bilgi yumağıyla giren yedi özgür sanat, herşeyden önce kültürlü insan yetiştirmeyi amaçlar. Kökeni Latince cultus sözcüğüne dayanan kültürün anlamı ciddi, özenli ve yoğun bir çaba gerektirecek kadar derindir. Cultus'un türediği colo fiilinin ilk anlamının bir tarlayı ya da bahçeyi ekip biçmek olduğu bilindiğinde ve buradan hareketle cultus'un anlamlarının da toprağı işleme, ekip biçme yetiştirme, alın teri dökerek emek verme, çalışma, gayret sarf etme, sıkıntı çekme olduğu anlaşıldığında, kültürel hakimiyet için gösterilmesi gereken çabanın büyüklüğü olanca heybetiyle ortaya çıkacaktır. İnsanı insan kılan, zihnin pasını silen, düşünüşü süzüp arıtan, görüş sahasını genişleten, ruhun hoyratlığını gideren ve insanı doğadaki diğer canlıların en üst basamağına yerleştiren kültür, dil ve matematik bilginin bütünlüğüyle yoğrulursa kusursuzlaşır.

...

Bu yazı, Prof. Dr. Çiğdem Dürüşken'in "Yedi Özgür Sanat=İnsan" başlıklı yazısından alınmıştır. Bu yazı, 12 Eylül 2007 tarihinde Mantık, Matematik ve Felsefe V. ulusal Sempozyomu'nda sunulmuştur (Bilim ve Sanat, 11-14 Eylül 2007, Foça, İzmir).

23/4/2008

Navisalvia 2008 * "Satyros"

7/4/2008

Alternatif turizmin gelecekteki durağı:

Bu yazı Çiğdem Dürüşken'in 7.9.2001 tarihli Radikal gazetesinin Radikal Kitap ekinde yayınlanmış bir kitap tanıtımıdır.

Alternatif turizmin gelecekteki durağı:


Eski söylencelerin baştanrısı Zeus artık Olympos gezegeninde yaşıyor, dünyalı televizyon muhabirine insanlıkla tanıştığı ilk günleri anlatıyor


  • OLYMPOS'TAN CANLI YAYIN -
    DEVRİK BİR TANRI İLE SÖYLEŞİ


    Betül Avunç, Dharma Yayınları, 2001,
    97 sayfa, 3 milyon lira.

    "Merhaba sevgili seyirciler. İşte günlerdir merakla beklediğiniz an geldi. Gördüğünüz gibi, Olympos gezegeninde tanrı Zeus ile birlikteyiz. Pek az insana nasip olan bu serüveni sizlere yaşatabilmek uğruna, dünyadan kalkıp buralara kadar geldik... Dünyalı turistlere kucak açan ve katılacağı ilk canlı yayın için bizim kanalı seçen Sayın Zeus'a sizlerin huzurunda teşekkür ediyoruz. Yaşlı dünyamızın ilkçağına damgasını vurmuş olan bu efsane tanrı, gördüğünüz gibi kanlı canlı karşımda duruyor... Sayın Zeus, duygularınızı öğrenebilir miyim?

    Efendim, tekrar hoşgeldiniz. Dünyada beni izleyen herkese merhaba diyorum buradan. Eh, biraz heyecanlıyım tabii. Desenize, biz de medyatik olduk artık. Eskiden halka hitap etmek isteyince, tapınaklarımızın alınlığındaki pencereden görünürdük, şimdi ise ekranlarda boy gösteriyoruz."

    Antikçağ'dan geleceğe

    'Olympos'tan Canlı Yayın' adlı kitabın başlarından alınan bu satırlar, geçmişle geleceği fantastik bir biçimde kaynaştıran kitabın esprisini ve ilginç kurgusunu çok iyi özetliyor. Belki gelecekte başka gezegenleri de ziyaret edecek, oralardaki farklı uygarlıklarla kaynaşacak ve alternatif uzay turizminin olanaklarından yararlanacağız. Hatta, ilkçağ tanrılarının aslında uzaydaki ileri bir uygarlığın üyeleri olduğu düşüncesinden yola çıkarak, geleceğin insanının bir gün onların yaşadığı Olympos gezegenine konuk olacağını bile düşleyebiliriz. Betül Avunç, klasik arkeoloji eğitiminin ve antik dünyaya ilişkin geniş hayal gücünün sağladığı birikimle, işte böyle bir dünyayı anlatıyor kitabında. Homeros ve Hesiodos'tan başlayarak, Eski Yunan ve Latin edebiyatçılarının yorumlarıyla zenginleşen söylence dünyasına yeni bir yorum katıyor ve eski söylencelerin baştanrısı Zeus'u kurgusal bir ortamda geleceğin insanıyla buluşturuyor. Böylece, ilkçağ insanının efsanevi Olympos Dağı'nın doruklarına oturttuğu baştanrının evi bu kurgu içinde Olympos adlı gezegene dönüşmekle birlikte, Zeus Eski Yunan'ın insan biçimci tanrı anlayışı çerçevesinde yorumlanıyor.


    Olympos'ta ağırladığı dünyalı televizyon muhabirine insanlıkla ilk tanıştığı günleri anlatırken, "yalnız fiziken değil, ruhen de bize benziyordu bu insan denen yaratık" diyerek bu noktayı vurgulayan Zeus, kendisini tanrısal kılan özelliklerin ötesinde, adeta içimizden biri gibi görünen bir portre yansıtıyor okura. Yüzyıllardır dillerde dolaşan eski söylenceleri bu kez halkın değil, artık dünyadan elini eteğini çekmiş bir tanrının ağzından dinliyoruz.

    İnsan var oldukça bitmeyecek nitelikte öyküler bunlar. Yazar, dilimizin zengin olanaklarından yararlanarak, mitolojik gerçeklerle örtüşen deyimleri özenle seçip, yer yer mitolojik simgeler yoluyla günümüze atıfta bulunarak, sıcak, insancıl ve esprili bir tarzda konuşturduğu bu eski tanrıyı okurla yaklaştırmasını çok iyi biliyor. Bu sürükleyici ve yalın anlatımıyla, yalnızca antik dünyayı bilimsel çalışma konusu yapanlara değil, her kesimden okura sesleniyor. İnsanların ikiyüzlülüğünden, saygısızlığından ve en başta paranın getirisi olan aldatmalardan çok çekmiş olan Olympos'un efendisi Zeus, olayları kendi gözünden aktararak, duygularını bizimle paylaşıyor, samimi bir sohbet ortamında bizimle dertleşiyor. Bize ise, Antikçağ dünyasının insanını tanımak, günümüz insanıyla ortak yanlarını keşfetmek ve özenli bir Türkçeyle yazılmış sürükleyici bir metinle baş başa kalmak isteyenleri Olympos'ta soluklanmaya davet etmek kalıyor.


  • Kaynak: http://213.243.28.21/ek_haber.php?ek=ktp&haberno=541

  • by c. cengiz çevik (c) 2007
    jimi the kewl